Seran Demiral ile “Çocuk Kitabı Yazma Atölyesi” 20 Mart’ta başlıyor

67
indir

Seran Demiral ile “Çocuk Kitabı Yazma Atölyesi” 20 Mart’ta başlıyor.

cocuk-atolye-300x227

Tanıtım bülteninden

20 – 22 – 27 – 29 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek atölye Kadıköy’de, şirin bir kafede yapılacak.

Katılmak için: 0541 667 23 27

Atölyenin işleyişi ile ilgili detaylar aşağıda.

  1. Ders: “Çocuk Edebiyatı” Edebiyattan Farklı Mıdır?

Atölye katılımcılarıyla tanışma sırasında, şimdiye kadar yazmayla ilgili deneyimleri üzerine konuşulur. Çocukluk ve gençliklerinde okur-yazarlıkla ilgilerinin nasıl olduğu, bugün bulundukları konum ve yaşlarında okudukları metinlerin, yazmak istedikleri türlerin nasıl değiştiği sorgulanır.

Bu atölyede cevaplanmaya çalışılan sorular “çocuk edebiyatının edebiyatın bir alt türü olup olmadığı”, “çocuklara yazmanın yetişkinlere yazmaktan farkının ne olduğu”dur.

– Çocuklara yazarken yapılacak temel farklılığın çocuk karakterlerle, çocukların perspektifinden yazmak olduğu fikrine dayanarak, karakter yaratma sürecine geçilir.

– İlk oturumda herkes kendi çocukluğu, tanıdığı bir çocuk ya da kendi çocuğu üzerinden bir karakter geliştirir.

– Oturumun çıktısı: Yaratılan karakterin özelliklerinin belirlenmesi. Ayırt edici bir fiziksel, duygusal, yapısal özelliği olup olmadığına karar verilmesi. Karakteri isimlendirme ve buradan hareketle kurmaca üzerine düşünme antremanı yapılır.

– Bir sonraki oturuma hazırlık: Yazılacak hikâyenin başlığına ve konusuna karar verilmesi.

  1. Ders: Bir Hikâye Kurgusu Nasıl Yapılır?

Kurgusal herhangi bir metnin “giriş – gelişme – sonuç” bölümleri içermesi gerektiğine dair genel bir bilgi verilerek örnekler aktarılır. Katılımcıların okuma ilgileriyle şekillenecek bu ilk aşama, aynı zamanda yazılacak metinlerin tür ve nitelikleri konusunda karar verilmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Bu oturumda cevaplanmaya çalışılan sorular “hikâyenin nerede / nasıl ‘yükselmesi’ gerektiği”, “hikâyenin ‘climax’ (en can alıcı, heyecanı yükselten noktası) kısmının nasıl inşa edileceği”dir.

– Anlatılan konu ne olursa olsun hikâyenin “nasıl” anlatıldığının önemli olduğu tartışmaya açılır.

– Herkes bir önceki oturumda karar verdiği konu ve/ya başlıkla yazmış olduğu karakter arasındaki bağlantıyı açıklamaya çalışır.

– Oturumun çıktısı: Fantazya / korku / dram / mizah vb. farklı türlerden birinin seçilerek, hikâye içeriğine uygun türe karar verilmesi. Giriş – gelişme – sonuç kurgusuyla hikâyenin nasıl başlayıp tamamlanacağının taslağının çıkarılması. Yan karakterler, zaman ve mekân gibi (plot) faktörlerin belirlenmesi.

– Sonraki oturuma hazırlık: Katılımcılara verilecek olan bir konu ya da hikâye başlangıcının çocuklar için uyarlanması, geliştirilerek nihayete erdirilmesi.

  1. Ders: Çocuklara Yazılan Metnin Uzunluğu Ne Olmalı?

Öykü, uzun öykü, kısa roman, roman gibi tanımlamalara nasıl karar verildiği tartışılır. Bunun için edebiyattan ve çocuk edebiyatından örnekler, metinlerin içeriği ve uzunluğu doğrultusunda incelenir.

Bu oturumda cevaplanmaya çalışılan sorular “çocukların yaşlarına göre farklı uzunlukta metinler okuyup okumadıkları”, “farklı türlerde yazılan eserlerin uzunluğunun çocuklar açısından nasıl ‘göreli’ hale geldiği”dir.

– Çocuk kitaplarının, genel edebiyat biçimleri düşünüldüğünde ‘uzun hikâye (novella)’ formatında olması konusunda verilecek örneklerin akabinde, novella ya da roman gibi tanımlara neden ihtiyaç duyduğumuz meselesine değinilir.

– Tasarlanmış olan hikâyelerin hangi uzunlukta yazılacağı ve konunun nasıl işleneceğine karar verilir. Bu aşamada dileyen katılımcılar metinlerini kısa hikâye formatında oluşturmaya başlarken, nispeten uzun bir metin yazmayı tasavvur eden katılımcılar eserleri için bir taslak plan oluştururlar.

– Oturumun çıktısı: Hikâyenin ilk versiyonunun yazımı ya da uzun hikâye / novella metnin taslak planının oluşturulması. Bir önceki oturumdaki giriş-gelişme-sonuca ilave olarak, metnin bölümleri ve kurgusunun oluşturulmasına çalışılır.

– Sonraki oturuma hazırlık: Yazılmış olan hikâyeler ya da tasarlanan uzun metinler okunarak (katılımcıların arzusuna göre, herkes birisiyle eşleşerek birbirinin yazmış olduğu metni okuyabilir, hatta çocuklarıyla ya da düşündükleri yaşlardaki çocuklarla paylaşabilirler), eserin hangi yaş grubuna uygun olduğunun kararının verilmesi.

  1. Ders: Çocuk, İlkgençlik, Gençlik Kitaplarında Ne Kadar Yazı Ne Kadar Görsel?

Bir önceki oturumda oluşturulan metin ya da kurgusal planların yaş grubunun kararı katılımcılarla tartışılır. Buna göre aynı eserin başka yaş gruplarına uyarlanması üzerine beyin fırtınası gerçekleştirilir.

Bu oturumda cevaplanmaya çalışılan sorular “çocuk kitaplarının resimli olmasına neden ihtiyaç duyulduğu”, “farklı türlerdeki eserlerin görselliğinin çocuk ve/ya yetişkin açısından etkilerinin neler olduğu”dur.

– Kitapların uzunluğunun ardından metnin görsellerle desteklenme ihtiyacı tartışmaya açılır.

– Aynı hikâyenin çocuk, genç ya da yetişkin için kurgulanırken görsel materyalden yararlanma biçimleri üzerine fikir yürütülür.

– Oturumun çıktısı: Yazılan metinler için görseller hayal edilir ya da bu eserler filme uyarlansaydı nasıl bir atmosferle karşılaşılacağına dair notlar tutulur.

– Sonuç: İlk oturumdaki tartışmaya dönülerek genel olarak bir hikâyeyi yazmakla çocuklara yazmak, bir karakter yaratmakla çocuk karakteri inşa etmek arasındaki bağlantı, benzerlik ve ayrımlar üzerine tartışma gerçekleştirilir.

Atölye kazanımları:

– Katılımcıların birer hikâye yazmış ya da roman kurgusu oluşturmuş olmalı.

– Katılımcılar çocuk perspektifinden anlatma ya da çocuk karakter inşası hakkında fikir sahibi haline gelmeli.

– Metin uzunluğu ile edebiyat türleri arasındaki ilişki, farklı yaş gruplarının okuma kültürleri açısından farklılıkları üzerine düşünülmeli.

– Görsel sanatlar ile edebiyat ilişkisi, edebiyatın hayal gücünü tetikleyici etkisi, sinema ve sahne sanatlarıyla edebiyatın bağlantısı, kurgusal eserlerin diğer sanat alanlarından beslenmesi üzerine düşünce antrenmanı gerçekleştirilmeli.

Seran Demiral hakkında

Seran Demiral, 1989 yılında İstanbul’da dünyaya geldi ve hâlâ doğduğu şehirde yaşıyor. 2005’te “Münzevi”, 2007’de “Hissizleşme” isimli fantastik kurgu romanları yayımlandı. 2007’de Kadıköy Anadolu Lisesi’nden, 2011’de ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldu. “Peki ama ben kimim?” (2012), “Okulda ne işim var?” (2013), “Nasıl yapalım?” (2014) ve “Dünyayı neden değiştirmeliyiz?” (2014) isimlerini taşıyan kitaplardan oluşan, genç okurlara yönelik “Filozof Çocuklar Kulübü” çalışması Final Kültür Sanat Yayınlarından, görme engelli gençlerin hayatını konu eden “Parmak Uçları” (2014) ise Tudem Yayınları tarafından yayımlandı. İlk bilimkurgu romanı olan ve İthaki Yayınlarından basılan “Hayat Üretim Merkezi”nin (2015) ardından Seran, bir yandan distopik kurgular yazmayı sürdürmekte, bir yandan “Münzevi”yi çizgi romana uyarlamaktadır. Bunlar olup biterken öğrenciliği de bırakmamış, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünde yüksek lisansını tamamlamış, şimdilerde eski-yuva Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümünde doktora eğitimine devam etmekte, çocukluk ve eğitim alanında çalışmalarını sürdürmektedir.

Edebiyathaber

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here